Raf Simons'a Destek Mi Köstek Mi?

3:15 AM


Şu yazımda Dior'un tarihini kısaca özetlemiş ve John Galliano'nun nasıl görevden alınıp yerine bir süre sonra Raf Simons'un geldiğinden bahsetmiştim.
İşte yaklaşık bir hafta önce Raf Simons Dior moda evindeki ilk koleksiyonunu tanıtarak meraklarımızı dindirdi. Ama iyi mi yaptı yoksa berbat mı etti? İşte şimdi o kısma geldim..


Biraz sonra koleksiyon ile ilgili yorumuma geçeceğim ama önce kimler Raf Simons'un ne yaptığını görmeye ve onu desteklemeye gelmiş onları görelim. Destek mi köstek mi orası da belli değil ya. Bu kadar insan beni görmeye, yaptığımı eleştirmeye gelse herhalde çelik bir kasanın içine kilitlerdim kendimi. Eminim ki o gün Raf Simons'un üzerindeki baskı Kraliçe Elizabeth'in üzerinde olmamıştır.

O gün için kimler bir araya gelmemiş ki. Modanın en ağır topları birleşmiş Raf Simons'un karşısına geçmiş.




Alber Elbaz, Diane Von Furstenberg, Marc Jacobs, Donatella Versace ve kızı Allegra, Anna dello Russo, Anna Wintour ve kızı Bee Shaffer, Sharon Stone, Natalia Vodianova ve kocası, Jennifer Lawrence, Marion Cottillard, Monako Prensesi Charlene Wittstock ve Olivia Palermo ön sıralarda göze çarpan isimlerdendi. Onların dışında moda dünyasından birçok isim daha Raf Simons'un Dior moda evine uygunluğunu ölçmek için oradaydı.

Şimdi de geçelim eleştiri bölümüne. Profesyonel olduğumu söylemiyorum, bu konu hakkında yıllardır yaptığım gözlemlerle oluşan bilgim dışında hiçbir eğitimim yok (en azından şimdilik) ama yine de kendi çapımda bir eleştiri yapabilecek durumda olduğumu düşünüyorum.
Öncelikle her tasarımcıya olduğu gibi Raf Simons'a da kesinlikle saygım sonsuz, ortada çok büyük bir emek var çünkü. Bu göz ardı edilemez bir şey. O yüzden eleştirimi olabildiğimce pozitif tutmaya çalıştım.
Pozitiften kastım ise John Galliano'nun muhteşem sanat eserlerinin beni etkilemesine çok fazla izin vermemek.

Tasarımcı koleksiyonu için Dior'un arşivlerinden yararlanmış ve Christian Dior'un moda evini kurduğunda yarattığı 'Çiçek Kadın' görünümünden ilham almış. Amacı markanın John Galliano ile uzaklaştığı 1950'li yılların zarif kadın görünümü imiş. 

Koleksiyon genel olarak ele alındığında büyük bir uyum içerisinde ve gerçekten güzel. Tek tek incelendiğinde ise muhteşem detaylar ve işçilik belli oluyor. Ama tek hatası kesinlikle bir Couture koleksiyonuna uygun olmaması. Couture denince insan daha aşırı bir şeyler bekliyor, tasarımcının kendisini sınırlamamasını istiyor. Eğer bu Raf Simons'un sınırlanmamış hali ise ben hazır giyim koleksiyonunda çıkartacakları için şimdiden korkuyorum doğrusu. Eğer bu işçilik Couture adı altında tanıtılmasaydı eminim ki bende dahil birçok moda tutkunu bayılacaktı. Fakat gel gör ki olan oldu bir kere.
Modellerin saç ve makyajlarından bahsetmeyi istemiyorum bile. O konuya girersem hiç çıkamayabilirim çünkü. Takılar ve tabanın ortasından çıkan topuklu ayakkabılar ilginç görünüyor, itiraf etmek gerekirse.

İlk gördüğümde de söylediğim gibi Raf Simons'un Couture anlayışı John Galliano'nun ancak hazır giyim anlayışı olabilir.

Koleksiyondan birkaç tasarımı yayınlayacağım böylece sizler de benim eleştirime katılabilir ya da kendi eleştirinizi yapabilirsiniz. Ayrıca istiyorsanız 15 dakikalık şovu buradan izleyebilirsiniz..


You Might Also Like

0 comments